Sure 79

Nâziât

Those who drag forth · 46 ayet · Meccan

سُورَةُ النَّازِعَاتِ

ÖncekiSonraki
Sayfa 583
Nâziât

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

وَالنَّازِعَاتِ غَرْقًا

Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun

Nâziât · Ayet 1 · 79:1

وَالنَّاشِطَاتِ نَشْطًا

Canları kolaylıkla alanlara and olsun

Nâziât · Ayet 2 · 79:2

وَالسَّابِحَاتِ سَبْحًا

Yüzüp yüzüp gidenlere and olsun

Nâziât · Ayet 3 · 79:3

فَالسَّابِقَاتِ سَبْقًا

Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun

Nâziât · Ayet 4 · 79:4

فَالْمُدَبِّرَاتِ أَمْرًا

Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun

Nâziât · Ayet 5 · 79:5

يَوْمَ تَرْجُفُ الرَّاجِفَةُ

O gün bir sarsıntı sarsar

Nâziât · Ayet 6 · 79:6

تَتْبَعُهَا الرَّادِفَةُ

Peşinden bir diğeri gelir

Nâziât · Ayet 7 · 79:7

قُلُوبٌ يَوْمَئِذٍ وَاجِفَةٌ

O gün kalbler titrer

Nâziât · Ayet 8 · 79:8

أَبْصَارُهَا خَاشِعَةٌ

İnsanların gözleri yere döner

Nâziât · Ayet 9 · 79:9

يَقُولُونَ أَإِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِي الْحَافِرَةِ

Derler ki: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz

Nâziât · Ayet 10 · 79:10

أَإِذَا كُنَّا عِظَامًا نَخِرَةً

Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı

Nâziât · Ayet 11 · 79:11

قَالُوا تِلْكَ إِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌ

Derler ki: "O takdirde bu zararına bir dönüştür

Nâziât · Ayet 12 · 79:12

فَإِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌ

Doğrusu bir tek çığlık yetecektir

Nâziât · Ayet 13 · 79:13

فَإِذَا هُمْ بِالسَّاهِرَةِ

Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir

Nâziât · Ayet 14 · 79:14

هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ مُوسَىٰ

Musa'nın başından geçen olay sana geldi mi

Nâziât · Ayet 15 · 79:15

Sayfa 584
Nâziât

إِذْ نَادَاهُ رَبُّهُ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًى

Tuva'da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitap etmişti

Nâziât · Ayet 16 · 79:16

اذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُ طَغَىٰ

Firavun'a git; doğrusu o azmıştır

Nâziât · Ayet 17 · 79:17

فَقُلْ هَلْ لَكَ إِلَىٰ أَنْ تَزَكَّىٰ

Ona de ki: Arınmağa niyetin var mı

Nâziât · Ayet 18 · 79:18

وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ

Rabbine giden yolu göstereyim ki O'na saygı duyup korkasın

Nâziât · Ayet 19 · 79:19

فَأَرَاهُ الْآيَةَ الْكُبْرَىٰ

Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi

Nâziât · Ayet 20 · 79:20

فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ

Ama Firavun yalanladı ve baş kaldırdı

Nâziât · Ayet 21 · 79:21

ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ

Geri dönüp yürüdü

Nâziât · Ayet 22 · 79:22

فَحَشَرَ فَنَادَىٰ

Adamlarını toplayıp seslendi

Nâziât · Ayet 23 · 79:23

فَقَالَ أَنَا رَبُّكُمُ الْأَعْلَىٰ

Sizin en yüce rabbiniz benim" dedi

Nâziât · Ayet 24 · 79:24

فَأَخَذَهُ اللَّهُ نَكَالَ الْآخِرَةِ وَالْأُولَىٰ

Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı

Nâziât · Ayet 25 · 79:25

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَعِبْرَةً لِمَنْ يَخْشَىٰ

Doğrusu bunda Allah'tan korkan kimseye ders vardır

Nâziât · Ayet 26 · 79:26

أَأَنْتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ السَّمَاءُ ۚ بَنَاهَا

Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir

Nâziât · Ayet 27 · 79:27

رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّاهَا

Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir

Nâziât · Ayet 28 · 79:28

وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَاهَا

Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır

Nâziât · Ayet 29 · 79:29

وَالْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَاهَا

Ardından yeri düzenlemiştir

Nâziât · Ayet 30 · 79:30

أَخْرَجَ مِنْهَا مَاءَهَا وَمَرْعَاهَا

Suyunu ondan çıkarmış ve otlak yer meydana getirmiştir

Nâziât · Ayet 31 · 79:31

وَالْجِبَالَ أَرْسَاهَا

Dağları yerleştirmiştir

Nâziât · Ayet 32 · 79:32

مَتَاعًا لَكُمْ وَلِأَنْعَامِكُمْ

Bunları sizin ve hayvanlarınızın geçinmesi için yapmıştır

Nâziât · Ayet 33 · 79:33

فَإِذَا جَاءَتِ الطَّامَّةُ الْكُبْرَىٰ

Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar

Nâziât · Ayet 34 · 79:34

يَوْمَ يَتَذَكَّرُ الْإِنْسَانُ مَا سَعَىٰ

Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar

Nâziât · Ayet 35 · 79:35

وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِمَنْ يَرَىٰ

Cehennem her bakanın göreceği şekilde gösterilir

Nâziât · Ayet 36 · 79:36

فَأَمَّا مَنْ طَغَىٰ

İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir

Nâziât · Ayet 37 · 79:37

وَآثَرَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا

İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir

Nâziât · Ayet 38 · 79:38

فَإِنَّ الْجَحِيمَ هِيَ الْمَأْوَىٰ

İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir

Nâziât · Ayet 39 · 79:39

وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوَىٰ

Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir

Nâziât · Ayet 40 · 79:40

فَإِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوَىٰ

Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir

Nâziât · Ayet 41 · 79:41

يَسْأَلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَاهَا

Senden kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar

Nâziât · Ayet 42 · 79:42

فِيمَ أَنْتَ مِنْ ذِكْرَاهَا

Nerde senden onu anlatması

Nâziât · Ayet 43 · 79:43

إِلَىٰ رَبِّكَ مُنْتَهَاهَا

Onun bilgisi Rabbine aittir

Nâziât · Ayet 44 · 79:44

إِنَّمَا أَنْتَ مُنْذِرُ مَنْ يَخْشَاهَا

Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın

Nâziât · Ayet 45 · 79:45

كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوا إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَاهَا

Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar

Nâziât · Ayet 46 · 79:46

Sonraki Sure

Bu sureyi tamamladınız. Bir sonraki sureye geçebilirsiniz.

Sonraki Sure